Mevlana'nın Mesnevi'sinden (Kültür Bakanlığı) hoşuma giden bazı satırları paylaşmak istedim.
''Bir mumdan yanmış olan çırağı gören, yakinen o mumu görmüştür. Bu tarzda o mumdan yakılan çırağdan başka bir çırağ, ondan da diğer bir mum yakılsa ve ta yüzüncü muma kadar, hep o ilk mumun nuru intikal etse, sonuncu mumu görmek, hepsinin aslı olan ilk mumu görmektir. İster sen o nuru, son çırağdan al, istersen ilk çırağdan, hiç farkı yok.''
''....Ayıp, cahil mahluka nispetle ayıptır; makbul Tanrıya nispetle değil. Küfür bile yaratana nispetle bir hikmettir. Fakat bize nispet edecek olursan, bir afet, bir felakettir. Birisinde yüzlerce faziletle beraber bir de ayıp bulunsa o ayıp nebatatın (bitkinin), sapı mesabesindedir. Terazide her ikisini de birlikte tartarlar. Çünkü nebatat ve sap ikisi de bedenle can gibi bağdaşmıştır.''
''Bize göre herşeyin adı, görünüşe tabidir, nasıl görünüyorsa, biz, ona öyle deriz. Fakat Tanrı'ya göre, herşeyin adı, iç yüzüne, hakikatına tabidir...'' (pek çok şeye, aslında, yanlış seslerle hitap ediyoruz o zaman)
''Koyunun kurttan kaçmasına şaşılmaz; şaşılacak şey bu koyunun kurda gönül vermesidir. Sağlık zıtlıkların sulhudür.''
''Batıl tevilci sinek gibidir. Vehmi, eşek sidiği, tevil ve tasavvuru saman çöpüdür. O sidik, sineğe göre hudutsuzdur. Çöpünü gemi, kendini de kaptan sanır. Onun alemi kendi görüşüne göredir.''
''Gizli olan şeyler, zıddıyetiyle ortaya çıkar. Tanrı'nın zıddı olmadığından gizlidir. Beyaz ve zenci birbirine zıt olduğu için meydana çıkar.''
Aslanla tavşanın hikayesinin sonunda ''Aslan, kuyuda kendisini görünce hiddetinden o anda kendini düşmanından ayırt edemedi. Kendi aksini kendi düşmanı sandı. Ey adam, insanlarda gördüğün bir çok zulümler, senin huyundur, sen kendi huyunu onlarda görüyorsun'' (bir yerde, aslında bütün zulümlere ve suçlara ortak olduğumuzu düşünürdüm hep...)
11 Tem 2008
Mevlana-Mesnevi-II
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder