11 Haz 2008

sıfır dediğimde



Anadolu'da bunca güzel hikaye varken, bunca değişik masallarla büyümüşken nesiller, nasıl olur da ortaya güzel senaryolar, filmler çıkmaz, niye yetiştiremez bu topraklar böyle beyinleri?
Yoksa yetiştiriyor da ortalarda mı yoklar, bunca çürümüşlüğü sistemin ve yüklediği yük ülkenin omuzlara, gözler önüne perde çekip yapılabilecek işlere engel mi oluyor?
Yönetmenler, yapımcılar etkileyici hikayeleri, sürükleyici kurguları yanlış yerlerde mi arıyorlar? Ya da gerekli olan ''ekibin'' oluşması için yeter enerjiyi mi sarfetmiyorlar?
Yabancı dizilere, filmlere bakınca daha alınacak çok yol var diyoruz.
Bir izleyici olarak, Türkiye'nin de böyle dizilere, filmlere sahip olmasını çok isterdim.

Hangi alanda çok başarılıyız ki denilebilir, ama bir yerlerden başlamak gerektiğine inananlardanım. Şu ölü toprak bir kalksa üstümüzden, fazla değil bi "kendimize" gelebilsek, bi içimizdeki düşmanı -cehaleti- yenebilsek, sanatın ve sporun, iradenin özgürlüğüne, özgür iradenin yaratıcılığa katkısını bi anlayabilsek, kendine güvenmenin, tarihine sahip çıkmak ve kültürünü araştırmakla geleceği gerçeğini görüp eğitimi buna göre şekillendirsek... çok şey mi istedim.

Neyse izlediğim bir filmin oluşum aşması nedeniyle böyle bir giriş yaptım.
''Sıfır Dediğimde'' filmi, ''Yeni bir bağımsız, “sinema yapma” yöntemi'' ile şekillendirilmiş.

Anladığım kadarıyla yapımcı ekip, bir sinema filminin “yaratım” süreçlerini internet üzerinde mahkum.net adresinde paylaşıma açmışlar. ''Mahkum'' Filminin (''Sıfır Dediğimde'' ismi sonraki aşamalarda ortaya çıkmış) öyküsü genel hatlarıyla belirlenmiş fakat ekip bu toprakların zengin hayal güçlü insanlarından hikayeyi geliştirmelerini istemiş. Ellerinde birkaç farklı seçenek varmış ama daha iyisini daha sürükleyicisini aramışlar. Senaryo, hayal gücünü denemek isteyen herkesle tartışılarak belirlenmiş. Filmin bütün yapım aşamaları takipçilerine duyurulmuş ve sonuca ulaşılmış. Mayıs 2005 te başlayan bu süreç filmin 2007 sonlarında gösterime girmesiyle sonuçlanmış. Tabi sonucun ne kadarının gelen fikirlerden, önerilerden oluştuğunu bilemiyorum, belki de ekip ta en baştaki senaryoda karar kılmıştır.

Pek çok soru işareti uyandırması sebebiyle, sonrasında eeee yani değil de o kimdi, şunun nesiydi, niye oyle dedi gibi sorularla düşünmeye zorlayan bir Türk filmiydi. ''Tamam budur'' dedirtmiyor ama çok iyi noktalar yakalanmış. Ayrıca baştan beri ana hikayeyle birlikte giden, bir annenin çocuğuna okuğu masala yapılan görsel yardım çizimleri de harikaydı. Özgün bir havası var yani, sırf bu çizgilerle yapılan bir filmi seve seve izlerdim.

filmin öyküsüne, fragmanına ulaşmak için;

http://www.sifirdedigimde.com

1 yorum:

Ozge dedi ki...

ya ben bu filmi cok merak ettim!